Seni hiç tanımıyorum belki de. Gerçekten hiçbir fikrim yok sana dair. Ne düşündüğümden ben bile emin değilim.Bir dünya yarattım kendime ve orada buluşuyorum seninle. O kadar güzel geçiyor ki zaman ben bile inanıyorum gerçekliğine.
Gördüğüm rüyalar zaman kaymaları yaşamaya başlıyor. Gözlerimi açtığımda daha az önce seninle olduğuma yemin edebilirmişim gibi. Kaybolduğum dudaklar seninmiş gibi.
Bir şarkı açıyorum bana dinlettiklerinden ve kapanıyor gözlerim. Dans ediyorum. Dans ediyoruz. Dibine kadar siktir ediyoruz hayatı, şimdiye kadar olanları.
Sadece bir gece veriyoruz birbirimize. Unutulması imkansız bir gece. Belki sevişmiyoruz ama yine de biliyoruz daha önce hiç bu kadar kendimiz olmadığımızı. Özgür olmadığımızı...
Şarkının tonları her yerimize işliyor. Daha önceden sohbeti geçen bir şeyi fısıldıyorsun. Gülüyorum. Gözlerine bakıyorum, kahverenginin saltanatını izlemekten alamıyorum kendimi.
Belki de ilk ve son kez kafamızdaki o malum insanları siliyoruz. Sadece bir an için uçup gidiyorlar aklımızdan. İlk ve son kez sadece her şey biz oluyor. Her şey hiç oluyor.
***
Ve ben biliyorum ki aslında hiç tanımıyorum seni. Tanımak isterken aslında hiç istemiyorum. Korkuyorum senden. Kendi hayalimde beni boğmandan, beni yok etmenden korkuyorum.
***
Gerçek hayatta hayal kırıklığı diyorlar buna.
***
Zaten gerçek hayatta hepimizin devam etmekten usanmadığı bir hayatı var. Büründüğü roller, sakladığı maskeler var.
***
Yenilikler...
***
Neyse.
***
Müziklerimizle mutluyduk biz. Birileri onu bile elimizden alacak kadar acımasız olmadan önceydi her şey. Ve o anda bitti hiçbir zaman başlayamaycak olan hikaye.